COP31 öncesi Antalya'da 27 bin 957 personelle güvenlik planı
Antalya Valisi Hulusi Şahin, 9-20 Kasım'da düzenlenecek COP31 için 27 bin 957 personelin görev yapacağını açıkladı. Zirve öncesinde iklim ve demokrasi başlıkları da tartışılıyor.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31'inci Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da toplanacak. Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı zirve için güvenlik hazırlıklarının tamamlandığı bildirildi.
Antalya Valisi Hulusi Şahin, organizasyon kapsamında emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimlerinden toplam 27 bin 957 personelin görev yapacağını açıkladı. Dünya liderlerini ve uluslararası temsilcileri ağırlayacak kentte hava, kara ve denizden geniş güvenlik önlemleri uygulanacak.
Zirveye katılacak taraflar
Devletlerin yanı sıra bilim insanları, aktivistler, şirket lobicileri, diplomatlar, yerli halklar ve iklim değişikliğinden etkilenen topluluklar da Antalya'da bir araya gelecek. Zirvede Türkiye ile Avustralya ortak ev sahibi konumunda: Türkiye konferansa ev sahipliği yaparken, resmi müzakerelere Avustralya liderlik edecek.
Uluslararası Af Örgütü, zirve öncesinde yaptığı değerlendirmede BM'nin Eylül 2026'da dünyanın önümüzdeki birkaç yıl içinde küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzeriyle sınırlandırma hedefini aşacağını ilk kez kabul ettiğini hatırlattı. Örgüt, BM Çevre Programı'nın Ekim 2026'da karbon emisyonlarının dört yıl içinde yaklaşık beşte bir, on yıl içinde ise yarı yarıya azaltılması gerektiği uyarısında bulunduğunu da aktardı. Af Örgütü ayrıca zirvede sivil alanın korunmasının önemine dikkat çekti ve ev sahibi ülkelerin inandırıcı iklim liderliği sergilemesi gerektiğini belirtti.
Siyasi tartışma
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de zirve öncesinde Climate Home News platformu için kaleme aldığı makalede görüş bildirdi. Özel, Türkiye'nin iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz'de yer aldığını, zirveye ev sahipliği yapmanın ise gerçek bir fırsat olduğunu belirtti.
Özel, COP31'de fosil yakıtlardan çıkış için gönüllülük esaslı bir yol haritası, ormanların korunmasına yönelik daha güçlü bir taahhüt ve 2035'e kadar yıllık 1,3 trilyon dolarlık iklim finansmanı hedefine yönelik izleme mekanizması gibi somut adımlar önerdi. Türkiye'nin 2053 net sıfır taahhüdünü ve güneş ile rüzgar kapasitesindeki hızlı büyümeyi hatırlatan Özel, enerji karışımının uzun vadeli yönünün ise belirsiz olduğunu savundu.
Özel, Türkiye'nin geçen yıl Avrupa'dan yarım milyon tonu aşkın plastik atık aldığına da dikkat çekti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı dahil 50'den fazla muhalefet belediye başkanının tutuklanması ya da görevden uzaklaştırılmasının yalnızca demokrasi açısından değil, su, taşkın koruması ve atık yönetimi gibi belediyelerin sorumluluğundaki iklim politikaları açısından da önem taşıdığını söyledi. "Kendi doğasıyla ve kendi vatandaşıyla çatışma halindeki bir yönetimin, gezegeni koruma konusundaki kararlılığına dair dünyaya güven vermesi zordur" diyen Özel, Antalya'nın başarısının önümüzdeki yıllarda önlenen emisyonlarla, hayata geçirilen yatırımlarla ve ayakta kalan ormanlarla ölçüleceğini ifade etti.
Bu haber yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir.