Emine Erdoğan: Kadınlar sanatın ve zanaatın atan kalbi
Emine Erdoğan, AK Parti Kadın Kollarının düzenlediği programda geleneksel sanatların gelecek nesillere aktarılmasında kadınların vazgeçilmez bir rolü olduğunu söyledi. Programda 81 ilden 81 kadının eserleri sergilendi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kollarınca Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen "Zanaatkar Kadınlar Türkiye-81 İl, 81 Kadın, 81 Hikaye" programında konuştu. Erdoğan, kültürün gelecek nesillere aktarılmasında ve geleneksel sanatların korunmasında kadınların vazgeçilmez bir rolü olduğunu belirterek, "Şahsen ben kadınların sanatın ve zanaatın atan kalbi olduğunu düşünüyorum" dedi.
Program kapsamında hazırlanan "ÖZGÜ-Bize Özgü" sergisinde 81 ilden 81 kadın sanatkâr ve zanaatkârın eserleri yer aldı. Erdoğan, eserlerin yan yana gelmesiyle ortaya muhteşem bir kültür kanaviçesi çıktığını söyledi.
"Geleneksel sanatlar endemiktir"
Bazı ağaçların yalnızca doğdukları topraklarda ve iklimde büyüdüğünü hatırlatan Erdoğan, geleneksel sanatların da böyle olduğunu ifade etti. Bu sanatları endemik kılanın, insan hikâyelerinin coğrafi deneyimle birleşmesi olduğunu belirten Erdoğan, sanatın her yerde evrensel olduğunu da vurguladı. Yunus Emre'yi örnek veren Erdoğan, şairin yüzünü insanlığa dönerken ayaklarının bu topraklara bastığını söyledi.
Bir halkın belleğinin türkülere, şiirlere, masallara, motiflere ve ilmeklere kaydolarak oluştuğunu anlatan Erdoğan, bunlardan biri gündelik yaşamdan silindiğinde toplumsal belleğin bir kısmının da silindiğini dile getirdi.
Tek tipleşme uyarısı
Dünyada şehirlerin mimarisinin, kıyafetlerin ve hatta yemeklerin bile içinde bulundukları coğrafyanın imzasını taşımaktan giderek uzaklaştığını söyleyen Erdoğan, sosyal medyanın etkisinin arttığı bir çağda yabancı kültürlerin başka toplumların kılcal damarlarına kadar nüfuz edebildiğini ifade etti. Erdoğan'a göre varlıklarını ve otantikliklerini koruyabilenler, kökleri sağlam, şuuru yüksek ve zengin bir kültür dünyasına sahip toplumlar; bu toplumlar kültürel temastan korkmuyor, yol kesişimlerinden milli kimlikleriyle geçiyor.
Türk toplumunun tarih boyunca birçok medeniyetle etkileşime girdiğini, ancak asimilasyona uğramak yerine kültür dünyasını zenginleştirdiğini söyleyen Erdoğan, seramikten minyatüre, halıdan kumaşa kadar tüm sanatların kendine has usullerle ayırt edilebildiğini kaydetti. Erdoğan, bununla birlikte geleneksel sanatları geçmişe hapsolmaktan kurtarmak gerektiğini söyledi.
Bünyan halısından bir örnek
Konuşmasında Bünyan halısından örnek veren Erdoğan, halı dokunmadan bir gece önce kadınların ellerine kına yaktığını anlattı. Kınalı ellerle iş yapmanın işi kolaylaştıracağına ve kullanılan malzemeleri bereketlendireceğine inanıldığını belirten Erdoğan, büyük halıların birkaç kadının birlikte çalışmasıyla dokunduğunu, kadınların böylece birbirlerinin emeğini, zamanını, sabrını ve dikkatini ödünç aldığını söyledi. Erdoğan, bu durumu Anadolu'ya has dayanışma ruhunun zanaattaki karşılığı olarak tanımladı.
Dokumaya başlarken "Elimi kuş eyle, yerimi taş eyle, şunu bana üç günlük iş eyle ya Rabbi" diye dua edildiğini aktaran Erdoğan, böylece ellerin kuş kanatları kadar hızlı olması ve işin kısa sürede bitmesinin niyaz edildiğini söyledi.
Bu haber yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir.