Fidan: Rotalar korunmalı, politik anlaşmazlıklar ekonomiyi felç etmemeli
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT World Forum'daki oturumda ticaret ve enerji rotalarının savaş ya da baskı aracına dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Fidan, Türkiye'nin sürdürülebilir diplomasiyle bölgesel sahipliği korumaya çalıştığını belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamındaki "Bağlantılılığın Yeni Jeopolitiği: Deniz Yolları, Darboğazlar ve Koridorlar" başlıklı oturumda konuştu. Bu yıl 10'uncusu "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla yapılan forumda Fidan, küresel ticaret ve enerji rotalarının karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekti.
Fidan, Türkiye'nin bölgedeki politik dinamikler konusunda sorumluluk aldığını belirterek İsrail'in genişleme politikalarının, saldırganlığının ve Gazze'deki katliamın yeterince önem verilmeyen konular olduğunu söyledi. Sorunların kök nedenine değinilmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, küresel ekonominin bağlı olduğu rotaların risk altında bulunduğunu ifade etti.
"Bir gemi rotası savaş rotası haline gelemez"
Darboğazların arttığına, enerji ve taşımacılık rotalarının azaldığına işaret eden Fidan, bunun yapısal bir savunmasızlık yarattığını belirtti. Karadeniz'de yaşananlara atıfla "Bir gemi rotası savaş rotası haline gelemez. Bir enerji hattı politik baskı aracı olarak kullanılmamalı. Tek bir darboğaz tedarik zincirlerini bozabilir ve binlerce kilometre ötedeki ekonomileri etkileyebilir" dedi.
Fidan, ülkelerin temel rotalara, pazarlara ve kaynaklara erişimlerini korumaya çalışacağını, ancak bu erişimin gereksiz hale gelmesi durumunda bağımsızlık riskinin yerini güvensizliğe ve rekabete bırakacağını söyledi. Seçimin ekonomik güvenlik ile daha büyük bir bağlantısallık arasında yapılmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, stratejik zorunluluğun bağlantısallığı daha çeşitli, dirençli ve kapsayıcı hale getirmek olduğunu kaydetti. Bunun için mevcut rotaların etkili güvenlik düzenlemeleri ve güçlü kurumlarla desteklenmesini, koridorların çeşitlendirilerek küresel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini önerdi.
Orta Koridor ve Körfez-Avrupa hattı
Fidan, çeşitlendirmenin bir bağlantısallığı diğeriyle değiştirmek anlamına gelmediğini, seçenek yaratmak ve savunmasızlığı azaltmakla ilgili olduğunu belirtti. Türkiye'nin coğrafi konumunu yalnızca kıtalar arasında bir köprü olarak görmediğini, bunun aynı zamanda stratejik bir sorumluluk anlamına geldiğini söyleyen Fidan, "Coğrafya fırsat yaratıyor ama vizyon, altyapı ve diplomasi bunu gerçekleştirecek olan şey" ifadesini kullandı.
Orta Koridor'un bu vizyonun anahtar noktalarından biri olduğunu belirten Fidan, Güney Kafkaslar'dan Türkiye'ye uzanan bu hattın önemli bir ticaret ve taşımacılık rotası oluşturduğunu söyledi. Körfez'i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlama projesini de değerli bir girişim olarak niteleyen Fidan, enerji portföyünü çeşitlendirmeye çalıştıklarını ekledi. Bu girişimlerin yalnızca izole altyapı projeleri olmadığını, daha geniş bir bağlantısallık mimarisinin temel taşları olduğunu belirtti.
"Sürdürülebilir diplomasi sağlamaya çalışıyor"
Altyapının tek başına bağlantısallığı garanti edemeyeceğini söyleyen Fidan, şu görüşü paylaştı: "Rotalar korunmalıdır. Çatışmalar kısıtlanmalıdır. Politik anlaşmazlıklar global ekonomileri sürdüren sistemleri paralize etmemelidir. Bu yüzden Türkiye bu enstrümanları kullanıyor. Sürdürülebilir diplomasi sağlamaya, bölgesel sahipliği korumaya çalışıyor."
Fidan, Türkiye'nin Karadeniz'deki girişiminin sürdürülebilir diplomasi örneği olduğunu, temel gıda maddelerinin sevkiyatının korunmasını sağladığını söyledi. "En zor koşullarda bile diplomatik etkileşim ve yüksek seviyeli diyaloglarla yüksek değerli çözümler üretebiliyoruz" diyen Fidan, bölgedeki ülkelerin de ortak tehditlere karşı adım attığını belirterek Mekke Savunma İttifakı'na değindi.
Bu haber yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir.