SON DAKİKA
  • Senegal açıklarında göçmen teknesi faciası! 34 kişi hayatını kaybetti
  • Suat Maden: 'İç saha maçında da bunun telafisini yapacağız!'
  • Eski İsrail Başbakanı Barak'tan Eisenkot'a hükümeti kurma sürecini hızlandırma çağrısı
  • Rum basınından Türkiye itirafı: Türkiye'ye hiçbir çözüm dayatılamaz
  • Lazio, Napoli'den lider döndü!
  • İçişleri Bakanı Çiftçi'den 'süreç' açıklaması: '3T' formülünü anlattı
  • Esenyurt'ta yakınları kelepçesini açıp kaçırmıştı: 89 suç kayıtlı firari yakalandı
  • YENİ Parti 'Vurgunun kilit ismi' diyerek açıkladı: 'Nihayet gözaltına alındı'
  • Mısır'da tren faciası! İki yolcu treni çarpıştı: 64 kişi yaralandı
  • Erdoğan ve Aliyev'den ortak açıklama: Kardeşliğimiz ebedi ve sarsılmazdır
  • Filede derbinin kazananı: Galatasaray Daikin
  • Bakan Bak'tan 10 ay sonra burs yanıtı... Deniz Yücel'den tepki: 'Hem Anayasa’yı ihlal ettiler hem itiraf ettiler'
  • Fatih Karagümrük, Bandırmaspor deplasmanında galip!
  • Ankara'ya 247 kilometrelik akıllı ulaşım koridoru kuruluyor
  • Kahramanmaraş'taki okul saldırısında yeni ayrıntılar: Ailelerden bisikletli iki çocuk için araştırma talebi
8 Kasım 2026, Pazar
Bir konu. Bütün mahalleler. Tek sayfada.
X f
Bize e-posta gönderinHaber önerisi, görüş, düzeltme ve iş birliğiİletişim formunu aç →
E-bültene kaydolGündemin özeti e-postanıza gelsin.
KÜLTÜR & SANAT

İstanbul'un 1600 yıllık mirası Londra'da V&A Müzesi'nde sergileniyor

Victoria ve Albert Müzesi'nde açılan sergi, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden 200'ü aşkın eseri Londralı ziyaretçilerle buluşturuyor. Sergi 9 Mayıs 2027'ye kadar açık kalacak.

7 Kasım 2026, 07:17

Londra'daki Victoria ve Albert (V&A) Müzesi'nde "Konstantinopolis'ten İstanbul'a: Bir Şehir, İki İmparatorluk" adlı sergi kapılarını açtı. MS 330'dan 1922'ye uzanan yaklaşık 1600 yıllık dönemi kapsayan sergide, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden 200'den fazla eser yer alıyor. Koç Holding'in desteğiyle hazırlanan sergi, 9 Mayıs 2027'ye kadar ziyaret edilebilecek.

Mozaikler ilk kez yurt dışında

Sergide ipekli dokumalar, çiniler, mozaikler, el yazmaları, heykeller ve tablolar bir arada sunuluyor. Sultanahmet'teki Bizans imparatorlarının Büyük Sarayı'ndan günümüze ulaşan 6. yüzyıl mozaikleri, serginin öne çıkan eserleri arasında. Mozaikler, 1935'teki kazılarda gün ışığına çıkarıldıklarından bu yana ilk kez İstanbul dışında gösteriliyor.

Gentile Bellini'nin Fatih Sultan Mehmed portresi de sergide yer alıyor. Londra'daki National Gallery'den getirilen eser, bir Osmanlı hükümdarının Venedikli bir ressamın gözünden resmedilişini gösteriyor. Topkapı Sarayı Koleksiyonu'ndan II. Selim'e ait 16. yüzyıl zerbaft kaftanı ise dokumacılığın saray yaşamındaki görkemli yerini yansıtıyor.

Kadınların giyim dünyası

Sergide kadınların giyim kültürüne ayrılan bölüm de dikkat çekiyor. Sadberk Hanım Müzesi'nden ödünç alınan üçetek entari, etek, bluz, ferace, sokak çarşafı, şemsiye ve ayakkabılar, gündelik hayatta kumaşın ve biçimin yerini gözler önüne seriyor. Bu parçaların yanında Yapı Kredi Koleksiyonu'ndan Osman Hamdi Bey'in "Gezintide Kadınlar" tablosu sergileniyor.

Eserlerin Türkiye'deki müzelerden ödünç verilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleşti. Böylece farklı koleksiyonlara dağılmış İstanbul'a ait eserler, bir süreliğine aynı çatı altında toplanmış oldu.

Açılıştan mesajlar

Kuruluşunun 100. yılını kutlayan Koç Topluluğu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte ilerlediğine inandıklarını söyledi. Koç, sanatın toplumlar arası diyaloğa katkısına değinerek şu ifadeleri kullandı: "Katkımız kültürel mirasımızın uluslararası alanda da görünürlüğünü kapsıyor. Metropolitan Sanat Müzesi'nden Smithsonian Enstitüsü'ne kadar farklı kurumlarla yaptığımız işbirlikleriyle Türkiye'nin kültürel mirasının zenginliğinin dünyaya tanıtılmasına katkı sağladık."

V&A Direktörü Tristram Hunt ise açılışta yaptığı konuşmada, İstanbul'un yüzyıllar boyunca farklı medeniyetleri, kültürleri ve sanat geleneklerini bir araya getiren kimliğine dikkat çekti. Bizans ve Osmanlı mirasının dünya sanatı üzerindeki etkisini vurgulayan Hunt, İstanbul'un Doğu ile Batı arasında yaratıcı bir köprü olduğunu belirtti.

Sergi, Bizans ve Osmanlı sanatını birlikte ele alan küratör Tim Stanley'nin yaklaşımıyla, şehrin tarihini iki dönem arasındaki bağlar üzerinden okumayı hedefliyor. Açılış gecesinde ise Bergen, Esengül, Şenay ve Edip Akbayram'ın şarkılarından oluşan bir müzik seçkisi eşlik etti.

Bu haber yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir.