Seul'de "Bir Dostluğun Doğuşu" fotoğraf sergisi açıldı
Emine Erdoğan ve Kim Hea Kyung'un katılımıyla, İzzet Keribar'ın 1956'da Güney Kore'de çektiği fotoğraflar Kore Savaş Anıtı Müzesi'nde sanatseverlerle buluştu.
Fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar'ın "Bir Dostluğun Doğuşu: Bir Türk Fotoğrafçının Objektifinden 70 Yıl Önceki Kore" başlıklı sergisi Seul'de açıldı. Açılışa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'ın eşi Kim Hea Kyung katıldı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Kore Savaş Anıtı Müzesi'nde düzenlenen sergide, Keribar'ın askerlik görevi için 1956'da geldiği Güney Kore'de çektiği fotoğraflar yer aldı.
"Gönlümde ayrı bir yeri var"
Açılışta konuşan Kim Hea Kyung, geçen yıl Ankara'da Emine Erdoğan'dan gördüğü samimiyeti ve misafirperverliği büyük bir memnuniyetle hatırladığını, bu kez onları Seul'de ağırlamaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Keribar'ın 1956'da henüz 20 yaşındayken fotoğraf makinesiyle Kore halkını görüntülemeye başladığını anımsatan Kim, bu kareleri 70 yıl boyunca özenle muhafaza eden sanatçıya şükranlarını iletti.
Kim, sergideki fotoğraflar arasında özellikle bir kareyi öne çıkardı: tren penceresinden ellerini uzatan Türk askerleri ile onlara doğru küçük elini uzatan Koreli bir erkek çocuk. "O iki elin kavuşup kavuşmadığını bilemiyoruz. Ancak birbirleri için duydukları o heyecan ve memnuniyet, aradan geçen uzun yılları aşarak bugün bizlere kadar ulaşmıştır" diyen Kim, ip atlayan kız çocuklarının ve sofra başında dua eden erkek çocuklarının fotoğraflarına da dikkat çekti.
Kim, bu çocukların büyüdüklerinde zor zamanlarında yanlarında olan dostlarını hiç unutmadığını belirterek, Türkiye'nin Kore gazilerinin fedakârlıklarının hafızalarda canlı kaldığını ifade etti. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremini de anan Kim, Kore halkının Türk halkının acısını paylaşarak yardıma koşmasını, "kandan gelen kardeşlik bağı" olarak tanımladıkları minnettarlığın ifadesi olarak değerlendirdi.
Keribar: Hayal bile edemezdim
Sanatçı İzzet Keribar ise hayatının en anlamlı ve duygusal günlerinden birini yaşadığını söyledi. Keribar, 1956'da 20 yaşında genç bir yedek subay olarak Türk ordusunun 7. Tugayı bünyesinde Güney Kore'ye geldiğini, görevinin tercümanlık olduğunu anlattı. "O günlerde çektiğim fotoğrafların 70 yıl sonra gelip o topraklarda bir sergiye dönüşeceğini hayal bile edemezdim" dedi.
Kore'ye geldiğinde savaşın durduğunu ancak yaraların henüz sarılmadığını belirten Keribar, yıkılmış şehirlerin ve zor koşullarda yaşam mücadelesi veren insanların her yerde hissedildiğini söyledi. Türk ve Kore askerlerinin omuz omuza verdiği mücadelenin iki millet arasında yalnızca askeri dayanışma değil, nesiller boyunca sürecek bir kardeşlik bağı oluşturduğunu vurguladı.
Kore Savaşı'nın 1953'te bittiğini, kendisinin ise bir yıl boyunca Türk Tugayı'nda görev yaptığını anlatan Keribar, bu sürede fotoğraf makinesiyle yalnızca askeri hayatı değil, Kore halkının günlük yaşamını, köylerini, sokaklardaki çocukları ve yeniden hayata tutunma çabalarını da kaydetme fırsatı bulduğunu söyledi. Kore halkının Türk askerine gösterdiği sevgi ve saygının hafızasında silinmez izler bıraktığını da dile getirdi.
Bu haber yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir.