SON DAKİKA
  • Türk Telekom, Biotekno Körfez Basket'i 94-82 yendi
  • Avrupa'nın Ukrayna planına Rusya'dan sert yanıt: "Müzakere masasında yeriniz yok"
  • Samsunspor, 8 maçlık galibiyet hasretini Konyaspor karşısında sonlandırdı
  • İletişim Başkanı Duran: Algoritmalar düşüncelerimizi kontrol edebilir uyarısı
  • COP31 Başkanı Kurum: Diyalog, uzlaşı, aksiyon temalı iklim hedefleri açıklandı
  • Oscar ödüllü yönetmen Sebastián Lelio evinde ölü bulundu
  • Kadın futbolunda Fenerbahçe - Galatasaray derbisi
  • Malezya Başbakan Yardımcısı Hamidi, Türkiye ile savunma sanayisi işbirliğini vurguladı
  • ABD'den Irak'a, İran ile sınır kapılarının kapatılması talebi
  • Candan Yüceer, Yeni Parti'den istifa etti
  • Selçuk İnan, maçın galibiyetine ilişkin açıklama yaptı
  • Bakan Kurum COP31 Gönüllüler Buluşmasında konuştu
  • Galatasaray Çağdaş Faktoring, derbide Beşiktaş BOA'yı yendi
  • Bakan Kurum gençlere COP31 çağrısı yaptı
  • Vanspor, Sivasspor'u 3-0 yendi
7 Kasım 2026, Cumartesi
Bir konu. Bütün mahalleler. Tek sayfada.
X f
Bize e-posta gönderinHaber önerisi, görüş, düzeltme ve iş birliğiİletişim formunu aç →
E-bültene kaydolGündemin özeti e-postanıza gelsin.
POLİTİKA

Dışişleri'nden AB'nin Türkiye raporuna tepki: "Mesnetsiz iddiaları reddediyoruz"

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu'nun 2026 Genişleme Paketi kapsamındaki Türkiye raporunu "ön yargılı ve hakkaniyetten uzak" buldu. Bakanlık, rapordaki ekonomik tespitleri ise olumlu değerlendirdi.

5 Kasım 2026, 15:31

Avrupa Komisyonu'nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında yayımladığı Türkiye raporuna Ankara'dan tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı, 4 Kasım'da yaptığı yazılı açıklamada raporun, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye karşı "ön yargılı ve hakkaniyetten uzak" tutumunu bir kez daha ortaya koyduğunu savundu.

Bakanlık, özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki "mesnetsiz iddiaları" reddettiğini belirtti. Açıklamada, bu ithamların bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımını yansıttığı ifade edildi.

Rapordaki eleştiriler

Komisyonun raporunda, Türkiye'nin AB'ye katılma hedefine ilişkin beyanlarıyla katılım için gerekli siyasi kriterlerdeki durum arasındaki "uçurumun" genişlediği kaydedildi. Belgede insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki gerilemeye dikkat çekildi; yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü konularında eleştiriler yöneltildi. Raporda ayrıca Türkiye'nin AB'nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla uyumunun yüzde 4'te kaldığı belirtildi. Komisyon aynı zamanda Türkiye'nin AB için hâlâ aday ülke ve kilit ortak olduğunu vurguladı.

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz itirazı

Dışişleri Bakanlığı, raporda son yıllarda olduğu gibi Yunanistan ile Kıbrıs Rum tarafının "uluslararası hukukla bağdaşmayan, gerçeklerden kopuk, maksimalist tezlerinin" savunulduğunu, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin meşru hak ve menfaatlerinin ise göz ardı edildiğini ileri sürdü. Açıklamada, AB'nin Kıbrıs meselesinde kayıtsız şartsız Rum tarafının tutumunu benimsediği sürece çözüm çabalarına katkı sunamayacağı vurgulandı.

Bakanlık, raporun Doğu Akdeniz'e ilişkin değerlendirmelerinin uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı olduğunu belirtti. Türkiye ile Libya arasında imzalanan mutabakat muhtırasına dair ifadelerin de herhangi bir hükmü bulunmadığı kaydedildi.

Ekonomik tespitler olumlu karşılandı

Açıklamada rapordaki bazı bölümler ise olumlu bulundu. Bakanlık, Türkiye'nin ekonomik ve parasal politikalar alanındaki ilerlemesine, iyi işleyen piyasa ekonomisine ve Birlik içindeki rekabet baskılarıyla baş edebilme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli olarak nitelendi. Bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığı ile savunma ve güvenlik alanlarındaki role yapılan atıflar da olumlu değerlendirildi.

Raporda yer alan ekonomik ve ticari verilerin, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik "haklı ve meşru beklentiyi" desteklediği vurgulandı.

"Somut kararlara dönüştürülmeli"

Bakanlık, Türkiye-AB ilişkilerinin dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazır olduğu ifade edildi.

Açıklamada AB'ye yönelik beklenti şöyle dile getirildi: "AB'den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek, ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir."

Bu haber yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir.