SON DAKİKA
  • Türk Telekom, Biotekno Körfez Basket'i 94-82 yendi
  • Avrupa'nın Ukrayna planına Rusya'dan sert yanıt: "Müzakere masasında yeriniz yok"
  • Samsunspor, 8 maçlık galibiyet hasretini Konyaspor karşısında sonlandırdı
  • İletişim Başkanı Duran: Algoritmalar düşüncelerimizi kontrol edebilir uyarısı
  • COP31 Başkanı Kurum: Diyalog, uzlaşı, aksiyon temalı iklim hedefleri açıklandı
  • Oscar ödüllü yönetmen Sebastián Lelio evinde ölü bulundu
  • Kadın futbolunda Fenerbahçe - Galatasaray derbisi
  • Malezya Başbakan Yardımcısı Hamidi, Türkiye ile savunma sanayisi işbirliğini vurguladı
  • ABD'den Irak'a, İran ile sınır kapılarının kapatılması talebi
  • Candan Yüceer, Yeni Parti'den istifa etti
  • Selçuk İnan, maçın galibiyetine ilişkin açıklama yaptı
  • Bakan Kurum COP31 Gönüllüler Buluşmasında konuştu
  • Galatasaray Çağdaş Faktoring, derbide Beşiktaş BOA'yı yendi
  • Bakan Kurum gençlere COP31 çağrısı yaptı
  • Vanspor, Sivasspor'u 3-0 yendi
7 Kasım 2026, Cumartesi
Bir konu. Bütün mahalleler. Tek sayfada.
X f
Bize e-posta gönderinHaber önerisi, görüş, düzeltme ve iş birliğiİletişim formunu aç →
E-bültene kaydolGündemin özeti e-postanıza gelsin.
GÜNDEM

İzmir'de beş fay "yakın gelecekte deprem üretebilir" bulgusu paylaşıldı

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir'deki fayların deprem geçmişinin çıkarıldığını ve beş fayın yakın gelecekte deprem üretme potansiyeli taşıdığını açıkladı.

29 Ekim 2026, 15:57

Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin üzerinden altı yıl geçti. Depremde 117 kişi yaşamını yitirdi, 1034 kişi yaralandı; çok sayıda apartman ve yapı yıkıldı, büyük çaplı hasar oluştu. Yıl dönümüne günler kala konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bölgede depremden sonra yürütülen çalışmaların bulgularını paylaştı.

Sözbilir, 2022'de başlatılan TÜBİTAK projeleri sayesinde sismik kaynakların ayrıntılı biçimde incelendiğini belirterek, İzmir içindeki tüm fayların deprem geçmişinin çıkarıldığını söyledi. Son beş yılda elde edilen yeni verilere göre İzmir Fayı'nın yanı sıra Tuzla, Seferihisar, Gülbahçe ve Bergama faylarının da yakın gelecekte deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Böylece riskli faylar beşe çıkmış oldu.

Sözbilir, 2020 depreminin merkez üssünün yaklaşık 70 kilometre açıkta, denizin altındaki Sisam Fayı olduğunu hatırlattı. Bu depremin, söz konusu fayın can ve mal kaybına yol açabileceğini ve tsunami oluşturabileceğini gösterdiğini kaydetti. Türkiye için 1999 Kocaeli ve Düzce depremlerinin bir milat sayıldığını, sonrasında afet bilinci ve risk azaltma çalışmalarının öne çıktığını belirten Sözbilir, 2011 Van, 2017 Bodrum ile 2020 Elazığ ve İzmir-Sisam depremlerinin hazırlıklı olmanın önemini sürekli hatırlattığını söyledi.

Risk azaltma çalışmaları

Sözbilir'in aktardığına göre 2021-2026 arasında İl Afet Risk Azaltma Planlarının (İRAP) ilk beş yıllık eylemleri uygulandı. 2026 sonunda ikinci beş yıllık eylemler hazırlandı ve bunların 2031'de tamamlanması hedefleniyor. Ayrıca 2025 sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile DEÜ arasında imzalanan protokol kapsamında "İzmir Deprem Master Planı" başlatıldı. Bu çalışmayla 25 yıl önce hazırlanan RADIUS projesindeki ilk master planın, günümüzün bilimsel ve teknolojik gelişmeleri ışığında revize edilmesi amaçlanıyor. Son 50 yılın yapı stoku envanteri ve altyapı durumları da bu kapsamda ele alınıyor.

AFAD koordinatörlüğünde, tüm afetleri kapsayan ve Dünya Bankası tarafından desteklenen "Dirençli İzmir" projesi de başlatıldı. Sözbilir, bu projelerde bugüne kadar yapılanların, bundan sonra yapılması gerekenlerin, çalışmaların mali boyutunun nasıl sağlanacağının ve kentsel dönüşümün nasıl önceliklendirileceğinin ele alındığını belirtti. Kamu kurumları ve üniversitelerin çok disiplinli çalıştığı bir evreye geçildiğini vurgulayan Sözbilir, "İzmir'de 2020 depreminden sonra afet seferberliği tüm yönleriyle sürüyor diyebiliriz. Bu hızla yol alabilirsek, İzmir olarak 2030 yılına doğru afetlere karşı ciddi anlamda direnç sağlamış olacağız" dedi.

Bu haber yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir.